Graves Hastalığı Nedenleri

 Bu duruma neyin neden olduğu tam olarak bilinmese de, otoimmün olan bir bozukluğun sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Tiroid Bezinin Fonksiyonu

Tiroid boynun önünde bulunan, tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) gibi hormonları salgılayan kelebek şeklinde küçük bir organdır. Metabolizmanın doğru bir şekilde çalışması, beyin gelişimi, kalp atış hızı, enerji düzeyleri ve kalorilerin yakılması gibi bazı fiziksel fonksiyonlarda bir rolü bulunmaktadır.

Tiroid bezinin normalden çok fazla hormon salgılaması durumunda ise, hipertiroidi meydana gelmektedir.

Bağışıklık Sisteminin Rolü

Bağışıklık sistemi vücudu tehlikelere karşı koruyan savunma mekanizmasıdır. Vücuda girmeye çalışan mikroplar ve diğer organizmalarla mücadele etmektedir. Bunun için hücreler hedeflenen dokulara gönderilmek üzere antikorlar üretmektedir. Bağışıklık sistemi bozukluğu söz konusu olduğunda ise, vücut için herhangi bir tehlike arz etmeyen durumlara karşı bağışıklık sistemi savaşmaya başlamaktadır.

Graves Hastalığının Gelişimi

Bağışıklık sistemi antikorlarını tiroid bezine doğru yönlendirmektedir. Bu da, tiroid bezinin daha fazla çalışıp daha fazla hormon üretmesine neden olmaktadır. Sonuç olarak da, Graves hastalığı meydana gelmektedir ve bu hastalık hipertiroidi hastalığının en başta gelen nedenleri arasında bulunmaktadır.

Antikorlar tiroid bezi içinde bulunan dört farklı protein üzerinde odaklanmaktadır. O proteinler şunlardır:

·         Thyroglobulin

·         Tiroid peroksidaz

·         Sodyum iyodid

·         Tiroid uyarıcı hormon (TSH) reseptörü

Tiroid uyarıcı hormon (TSH) tiroidin T3 ve T4 hormonlarını üretmesini sağlamaktadır. Graves hastalığı geliştiğinde ise, antikorlar ilk önce tiroid uyarıcı hormona odaklanmaktadır. Tıpkı tiroid uyarıcı hormonu gibi davranarak tiroid bezinin şişmesine neden olmakta, aynı zamanda da, daha fazla hormon üretilmesine yol açmaktadır.

Diğer proteinler Graves hastalığı gelişiminde daha az rol oynamaktadır.

Kimler Risk Altında?

Herkesin Graves hastalığı geliştirme riski bulunmaktadır. Bununla birlikte, bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini artırabilmektedir. Bazı risk faktörleri şunlardır:

Aile öyküsü: Aile bireylerinden herhangi birinde Graves hastalığının bulunması, bu hastalığın gelişiminde bir risk faktörü oluşturabilmektedir. Kişi taşıdığı genler nedeniyle Graves hastası olmayan daha yatkın bir hale gelebilmektedir.

Cinsiyet: Kadınların erkeklere oranla Graves hastalığı geliştirme riski çok daha fazladır.

Yaş: Graves hastalığı özellikle 40 yaşın altındaki insanlarda daha fazla görülmektedir.

Diğer bağışık sistemi bozuklukları: Diğer bağışıklık sistemi bozukluklarına sahip olmak Graves hastalığının gelişiminde risk oluşturabilmektedir. Örneğin, pernisiyöz anemi, lupus, Addison hastalığı, Çölyak hastalığı, vitiligo, tip 1 diyabet ya da romatoid artrit gibi bağışıklık sistemi bozuklukları Graves hastalığının gelişiminde rol oynayabilmektedir.

Stres: Kişinin uzun süre boyunca kendisini stres altında hissetmesi ya da üst üste çok fazla yıpratıcı duygusal deneyimler yaşaması, kişiyi Graves hastalığı gibi bağışıklık sistemi bozukluklarını geliştirmeye karşı daha açık bir hale getirebilmektedir.

Hamilelik: Hamilelik ya da yakın zamanda yapılmış olan doğumlar nedeniyle, kadınlar Graves hastalığı gibi bozuklukları geliştirmeye daha eğilimli bir hale gelebilmektedir.

Sigara içmek: Graves hastalığı riskini artırabilmektedir. Hem Graves hastalığı bulunan hem de sigara içen kişilerde Graves oftalmopatisi (Graves göz hastalığı) geliştirme riski de artabilmektedir.

Graves Oftalmopatisi (Graves Göz Hastalığı) Neden Olur?       

Bağışıklık sisteminin savaşması için tiroid bezine gönderdiği antikorlar nedeniyle ortaya çıkan Graves hastalığı gözleri de etkileyebilmektedir. Graves hastalığına neden olan aynı antikor, gözleri çevreleyen dokulara da saldırarak Graves Oftalmopatisi gelişimine yol açmaktadır.

Graves Hastalığında Genetik Faktörlerin Rolü Nedir?

Yukarda da belirtildiği gibi aile öyküsü Graves hastalığı gelişiminde önemli bir rol oynayabilmektedir. Aslında, bu duruma aileden kalıtsal olarak geçen bazı genlerin neden olduğu düşünülmektedir. Bu genler arasında CD40, CTLA-4, tiroglobulin, TSH reseptörü ve PTPN22’yi kodlayan genler bulunmaktadır. Her ne kadar, belirli bir gen tespit edilmiş olmasa da, ortak bilgiler bu genlerin etkisi olduğunu söylemektedir. Bu durum farklı ırksal ve etnik gruplar arasında değişebilmektedir.

Graves Hastalığında Çevresel Faktörlerin Rolü Nedir?

Yersinia enterocolitica, Escherichia coliand ve diğer Gram-negatif organizmalar gibi bazı bakterilerin tiroid uyarıcı hormon reseptörü üzerinde bir etkisi olabileceği düşünülmektedir. Sonuç olarak da, tiroid problemleri yaşanabilmektedir.

Graves hastalığına yol açabilecek bazı çevresel faktörler ise şunlardır:

·         Çevre kirliliği

·         İyot tedavisi görmek

·         Selenyum alımı

·         Tiroid bezinin yaralanması veya ameliyat edilmiş olması

·         Etanol, interferon beta-1b veya interlökin-4 tedavisi gibi bazı ilaçların enjeksiyonu

Graves Hastalığı Nedir?

Graves hastalığı, bir bağışıklık sistemi bozukluğu nedeniyle gelişmektedir. Bağışıklık sistemi tiroid bezine saldırarak tiroid bezinin daha aktif çalışmasına yol açmaktadır. Bu da, bir hipertiroidi çeşiti olan Graves hastalığına yol açmaktadır.

Graves Tedavisi

Graves hastalığı nasıl geçer? Graves hastalığı durumunda öncelikli amaç, aktif tiroid bezinin kontrol altına alınmasıdır. Bu durumda, ilaç tedavisi, radyoaktif iyot tedavisi ve Graves hastalığı ameliyatı (tiroid bezinin alınması) gibi tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir.

Tiroid Hastalığı İçin Hangi Doktora Gidilir?

Graves hastalığı tanısı ve tedavisi için endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları bölümüne başvurulmaktadır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir